Şevket ÇORBACIOĞLU
GALATASARAY LİVERPOOL'U VE BAŞARISIZLIK ÖYKÜSÜNÜ BİTİRDİ-18
LİVERPOOL’U PERİŞAN EDEN
GALATASARAY’IN BAŞARISIZLIK ÖYKÜSÜ BİTECEK GİBİ-18
Galatasaray’in
Rijkaard İle Başlayan Hagi Ve
Ünder ile Devam Eden
‘Başarısızlık Öyküsü’ Fatih Terim İle Sonlanacağa Benzer.
Başarısızlık
öyküsünün yazı dizisi bitti. Gönül ister ki Terim bu başarısızlık sürecini tümden bitirir de, bir daha ‘başarısızlık
öyküsünü’ yazdırmaz.
Önce
Almanya’daki(24/07/2011) İnter Milan ile berabere kaldı, ardından Ali Sami Yen
Aslantepe Arena’da Liverpool devini devingen futboluyla(atak demek istedim)
deviriverdi(28/07/2011); hem de 3-0, hem de Çek Milan Baroş’un 2 golüyle, hem
de İsveçli Elmanderin ‘Baros varsa ben de varım’ dercesine attığı golle, hem de
Galatasaray küllerimden doğmam ben, ben hep kor haldeyim diyen pres ateşiyle,
Hem de Melo’sundan, Baros’una, Elmander’inden Arda’sına, Sabri’sinden, Hakan
Baltasına, kısacası 11’deki ve sonrasındaki tüm topçularıyla harikaaaa
oynayarak, hem de Terim’in 1996-2000 yarattığı devin görkemli futboluyla.
Ben size bir şey
diyeyim mi? Bu Galatasaray eğer içeriden birileri tarafından vurulmaz ise-ki
sayın Aysal bu konuda çok kararlı ve sert, bu nedenle onların işi zor- süper Lig takımlarını çok üzecek, Şampiyonlar
ve Avrupa ligi takımlarını çok sevindirecek, iyi ki Galatasaray bu yıl
Avrupa’da yok diye.
Biz öykümüzü biran
önce bitirelim ve başarılarını tekrarlamak isteyen Terim ve Aysal’a yol
verelim:
9 Ağustos 2009’da;
Rijkaard’ın çalıştırıcılığında “Leo Franco, Sabri, Servet, Gökhan Zan, Hakan
Balta, Mustafa Sarp, Barış(Ayhan), Arda, Kewell, Keita, Baros”’lu kadrosuyla
oynanan deplasmandaki Gaziantepspor maçı ile başlayan ve 20 Mayıs 2011’de
Aslantepe Arena’da Bülent Ünder’in çalıştırıcılığında “Ufuk, Sabri, Servet,
Gökhan Zan, Çağlar(Serkan Kurtuluş dk. 78 ), Kazım, Yekta, Culio, Aydın, Emre
Çolak(Ayhan dk. 66 ), Kewell (Arda dk. 46 )”lı kadrosuyla oynanan 34. lig
maçında, Konyaspor ile karşılaştı ve İki yıllık başarısızlık öyküsü bitti.
Tekarında fayda var:
Biten benim yazı dizim. Bakalım Galatasaray’in başarısızlığı bitecek mi?
Bir anı olsun diye,
bu son başarısızlık maçının sahadaki anatomisine yer vermek istiyorum:
Hakemler: Özgür
Yankaya xx, Muhittin Gürses xx, Mehmet Cem Hanoğlu xx
Galatasaray: Ufuk xx,
Sabri xx, Servet xx, Gökhan Zan xx, Çağlar xx (Serkan Kurtuluş dk. 78 x), Kazım
xxx, Yekta xx, Culio xxx, Aydın xx, Emre Çolak xx (Ayhan dk. 66 x), Kewell xx
(Arda dk. 46 x)
Yedekler: Eray,
Barış, Cana
Teknik Direktör:
Bülent Ünder
Konyaspor: Pawelek
xx, Hakan xx, Mejia xx, Kere xx, Mehmet Sedef x, Gökhan Emreciksin x (Ali Kireş
dk. 90 ?), Ertuğrul x, Musa xx (Serbay dk. 64 x), Adnan x (Serkan Şahin dk. 65
x), Ali Dere xx, Robak x
Yedekler: Selim,
Zayatte, Onur, Abdülkerim
Teknik Direktör:
Yılmaz Vural
Goller: Kazım (dk.
11), Culio (dk. 15) (Galatasaray)
Sarı kartlar: Kazım,
Yekta, Emre Çolak, Culio (Galatasaray), Mejia, Serbay (Konyaspor)
İki takımda dertli
idi…Biri Süper Ligde düşmüş, diğeri süper ligden düşmüştü. 2 takım da istiyor
bakım. Seneye göreyim haydi bakım…
Ne diyorum ben
yahu?!…Ben 2 sezondur ne değimi biliyor muyum?
Maçı Kazim ve
Culio’nun golleriyle 2-0 kazandı ve ligi de 46 puanla bitirdi.
Yılmaz Vural hocam
‘Play-Out’ sistemi istemiş. Galatasaray için belli ki birileri 2 yıldır
‘Play-Şout’ sistemi istemiş.
Bu kadar şutluyorum
yeter….
Süper lig puan
tablosundaki Galatasaray’ın 34 maç oynuyor, 14 galibiyet, 4 beraberlik, 16
yenilgi alırken 41 gol atıyor, 46 yiyor eksi 5 averajla 46 puan toplayabiliyor.
Tek kelimeyle tüm
sezonların en başarısız sonucu.
Peki FB şampiyonluğu
hak etti mi? Tek kelimeyle ‘Hayir!’
Bilmem, FB’nin nasıl
şampiyon olduğunu anlatmaya gerek var mı?
Gerek yok. Biz
anlattık anlatacağımız kadar. Bundan sonrasını
Trabzonspor’a bırakalım.
Yalnız şunu
söyliyeyim; Aykut Kocaman bu takımda % 40 kalır, çünkü birileri şimdiden Aykut
değil, ben şampiyon yaptım demeye başladı yakınlarına-Ki doğru diyor- Eğer
Aykut bir şekilde kalırsa, lig’in 8. maçına kalmaz gider. Gideceği takım da bir
başka sarı laciverttir.
Kartal Tayfur Havutçu
ile anlaştı, Aslan da F.Terim ile anlaşmak üzere..Bence Kartal doğru yaptı…GS’
da Turgay Kerimoğlu ile anlaşabilirdi…Ben F.Terim’i getirmeyeceğini
düşünüyordum…
Demek ben yanlış
biliyorum; çünkü Terim başına buyruk değilmiş, kadro ile çalışan dayanışmacı
imiş..Bunu kim söylüyor biliyor musunuz? FB’nin militan yazarı…
Şu unutulmasın; bir
takımın, çalıştırıcısını ve oyuncularını çok iyilerden oluşturursanız, bir
zaman sonra bu iyiler birbirileriyle yarışarak, verimliliği düşürürer. Geçen
yıl Bernd Schuster ile BJK bunu yaşadı..Gönlüm ister ki Galatasaray aynı
şeyleri yaşamaz Terim ile…
Bir kez daha aynı
dileğimi tekrar ediyorum; çünkü Terimli günler başladı. Yani Terim ile anlaştı
sayın Ünal Aysal ve yönetimi; 20 Mayıs 2011’de…
Terim yanına Ümit
Davala’yı alırsa ve Tugay Kerimoğlunu-ki almaz, arası yok- iyi yapar.
Hemşehrilisi Hasan Şaş’ı alırsa GS çok ceza alır..İyi dizginlenirse, saha
içindeki zekasini saha kenarına taşıma yeteneğinde olduğu için çok faydalı olur…
Terim gelir gelmez
Arda olayına el koydu. Koymaz olaydı. Eli yandı. Çünkü Arda; ‘Ben Ardayım,
Türkiye7de dadayım’ diyerek ille de gideceğini söylüyor.
Gitsin be hoca. Siz
çok Arda yetiştirirsiniz. Siz değil misniz Diyarbakırspor yedeği Ümit Davala’yı
dünya yıldızı yapan.
Arda gitsin, fakat
gidiş sözleşmesini iyi yapın. Özellikle bilinen takıma gitmemesi için bir
yaptırım koyun ayrılık sözleşmesinde.
Kimse kızmasın; bence
Abdurrahim Albayrak bu takıma herkesten faydalı olur. Ben o7na daha çok
güveniyorum…
Dileğim; tüm
samimiyetimle Terim’in başarısnı isterim. Olacağı konusunda umutluyum. Çünkü
o ara da verse, başarı çıtasını sürekli
yükselten biridir…Niçin olmasın Drogbalı bir Galatasaray Avrupa Şampiyonlar
Ligi şampiyonluğunu Türkiye’ye getirmesin. Drogba da, Terim de, Taraftar da,
Türkiye de ve Galatasaray da buna aç…
Başarılar
Galatasaray’ımıza…
Başarılar Terim’imize…
Başarılar sayın Aysal
ve yönetimimize…
Başarılar taraftarlarımıza…
Başarılar biz
yazanlara(22 Mayıs 2011)
Son olarak bir olgyu
tekrarlıyacağım:
FB’nin şampiyonluğu
için Yorum yapmayacağım, fakat şu soruyu soracağım; “Eskişehirspor’lu Sezer
Öztürk ile Karabükspor’lu Emenike’yi alan FB, bu iki takımla yaptığı maçı almış
mıydı? Aldıysa, aldırmamak mı gerekir, süper lig’imizin süpersizleştirilmesine?
Böylesi saçma
şampiyonluğa böylesi saçma soru sorulur ancak.
Aşağıdaki haber bu
saçma gibi saçmaladığım sorumun yanıtını acilen vermesi gerekir, çünkü 4-5 ay
önce ülkemiz futbol arenasında ikinci bir İtalya vakası yaşanabilir demiştim.
Ne kadar haklı
olduğumu ‘30/05/2011’ günkü haber ile lütfen görün:
Trabzonspor Yönetim
Kurulu, Spor Toto Süper Lig'in 2010-2011 sezonunun tamamlanmasına rağmen
yaşanan tartışmalar üzerine bir açıklama yaptı. Kulüp internet sitesinden
yapılan açıklamada, tartışmaların devam ettiği vurgulanarak, "Kamuoyunun
önünde belgeli manipülasyon iddiaları tüm çarpıcılığıyla gözler önüne
serilmektedir. Bunlar arasında lig yarışının bütün hızıyla başabaş devam ettiği
dönemde, FIFA kayıtlarına göre merkez adresi Liechtenstein olarak görülen Ahmet
Bulut'a ait Ball&Foot adlı menajerlik şirketi ortaklarından Ekrem Okumuş'un
cep telefonundan, Ankaragücülü futbolcu Kağan Söylemezoğlu'nun telefonuna
gönderdiği mesajın içeriği ve bunun delilleri son derece önemli unsurlar
içermektedir" denildi.
Açıklama şöyle devam
etti:
"Emre Belözoğlu ile Kağan Söylemezoğlu'nun Ekrem
Okumuş'un ortağı olan menajerlik şirketine bağlı olmaları, bunun yanı sıra yine
Emre'nin kuzeninin de aynı menajerlik şirketinde görev yapması dikkatlerden
kaçırılmaması gereken manidar bir durumdur. Bir maçın sonucunu etkilemeye
yönelik bu eylem iddiasının ivedilikle araştırılarak sonucun belirlenmesi
kurumların inandırıcılığı ve ülke futbolunun geleceği açısından büyük önem
taşımaktadır. Böyle önemli bir olayın sıradan bir şaka olarak geçiştirilmesi
mümkün değildir. Ligin son haftalarında ağırlık kazanan iddiaların ve çarpıcı
gelişmelerin geldiği son nokta olarak görülebilecek bu konuyla ilgili, adalet
kurumu başta olmak üzere Türkiye Futbol Federasyonu ve FIFA nezdinde gereken
tüm başvurular yapılacaktır."
Ve sonunda
Trabzonspor Kulübü, 02/06/2011 günü
Fenebahçe-Ankaragücü maçı öncesi Ankaragücülü oyuncu Kağan
Söylemezgiller’e mesaj gönderilmesini FIFA’ya şikayet etti.
Bordo-mavili kulübün
internet sitesinden yapılan açıklamada, Trabzonspor Kulübü’nün, Fenerbahçe ile
Ankaragücü kulüplerini karşı karşıya getiren mesaj olayıyla ilgili olarak
FIFA’ya şikayet dilekçesi gönderdiği belirtilerek, "Başkanımız Sadri Şener
imzasıyla Başkan Sepp Blatter’e hitaben gönderilen dilekçede, söz konusu olayın
Türk futbolu açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi" denildi.
Dilekçede FIFA lisanslı
menajer Ahmet Bulut’un sahibi olduğu Foot&Ball isimli şirkete mensup iki
farklı takımın formasını giyen oyuncularla şirket ortağını buluşturan söz
konusu olayın içeriğine dikkat çekildiği de kaydedilerek, aynı firmada
Fenerbahçeli oyuncu Emre Belözoğlu’nun kuzeni Volkan Bahçekapılı’nın görev
yaptığının da altının çizildiği belirtildi.
Söz konusu mesajın
televizyon kanallarında açıkça gösterildiğinin de ifade edildiği yazıda, maçın
Fenerbahçe lehine 6-0 bittiğinin de kaydedildiği vurgulandı.
Bu arada, sezon
sonunda Fenerbahçe’ye transfer olan Kardemir Karabüksporlu Emenike’nin de
transferinin şikayet dilekçesinde yer aldığı bildirildi.
Bu oyuncuyla aynı
takım formasını giyen Bülent Ataman’ın açıklamalarına vurgu yapılan dilekçede,
FIFA statülerinin ilgili maddelerine atıfta bulunularak, müsabakaların üzerinde
açıkça manipülasyon anlamı taşıyabilecek bu gelişmelerin değerlendirilmesi
talep edildiği kaydedildi.
İki yıldır yazıyorum;
FB Türkiye futbolunu İtalya örneği karıştıracağını. Eğer birileri; örneğin Şener Erzik-ki FB kongre üyesi- aracılığıyla birileri
devreye girmez ise; Galatasaray ile alay edenler, soluğu Banka Asya 1. Lig
steplerinde alabilirler.
Türk futboluna değil
FB’ye, Eziz El Teyip ve Emre El Saatçı çok büyük zararlar veriyorlar…Fenerlilerin
bunlara dur demesi gerekir.
Ve sonunda olan oldu.
Aslında olmadı. Birileri düğmeye bastı, bir bilinen diğeri düğmeyi kapattı.
Hep söyledim; “FB
şampiyon olur, fakat Türk futbolu İtalya olaylarıylına benzer bir sürece girer,
çünkü karşısında Trabzon
gibi gizemli bir güç var. Ama o gizemli gücün gücü de yetmedi.
Edinilen bilgilere
göre şike operasyonunun 2 ya da 3 dalga halinde devam edeceği ve önümüzdeki
hafta içinde gözaltına alınanların sayısının 150'yu bulması bekleniyor.
Operasyon kapsamında
gözaltına alınan isimler;
Fenerbahçe Kulübü
Başkanı Aziz Yıldırım.
Fenerbahçe Kulübü
Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu Fenerbahçe Kulübü Yöneticisi İlhan Ekşioğlu.
Fenerbahçe'nin yeni
transferi Sezer Öztürk.
Sivasspor Kulübü
Başkanı Mecnun Otyakmaz
Eskişehirsporlu
futbolcu Ümit Karan.
Ankaragücü'nün yeni
transferi Serdar Kulbilge.
Gençlerbirliği Kulübü
futbolcusu Serkan Çalık.
Geçen yıl Sivasspor'da
kiralık forma giyen kaleci Korcan Çelikay.
Eskişehirspor Teknik
Direktörü Bülent Uygun
Menajer Ali Kıratlı.
Adanaspor Teknik
Direktörü Levent Eriş.
Adanaspor Teknik
Direktör yardımcısı Serdar Berkin
Altay Kulübü Genel
Müdürü Erman Ertaş.
FB'li Futbolcu
Emre'nin kuzeni Volkan Bahçekapılı.
Giresunspor Başkanı
Ömer Ülkü.
Giresunspor eski
başkanı Olgun Peker.
Diyarbakırspor külubü
Başkanı Abdurrahman Yakut(3 Temmuz 2011).
Yine yazılarımda Sivas maçına ve Eskişehir
maçına dikkat çekmiştim. Demekki birilerinin de dikkatini çekmiş(zor da olsa).
İşte incelemeye
takılan o iki maç
Futbol dünyasını
sarsan operasyonda Fenerbahçe’nin 28. haftada oynadığı Eskişehirspor maçı ve
son hafta şampiyonluğunu ilan ettiği Sivasspor maçı incelemeye alındı.
28. haftada oynanan
Eskişehirspor maçını Fenerbahçe 3-1’lik üstünlükle kapatmıştı. Karşılaşmada,
Fenerbahçe’ye transfer olan ve operasyonda gözaltına alınan Sezer Öztürk 46.
dakikada oyundan çıkarılmış, Ümit Karan ise 62. dakikada oyuna dahil olmuştu.
Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri Mamadou Niang, Caner Erkin ve Semih
Şentürk kaydetmişti. Ev sahibi takımın tek golü ise Batuhan Karadeniz’den
gelmişti. Sivasspor maçı, Süper Lig’de şampiyonluk düğümünün çözüleceği son
haftaya Trabzonspor ile puan puana giren Fenerbahçe’nin en kritik maçıydı.
Fenerbahçe mücadele
iki kez öne geçmesine rağmen kırmızı beyazlı ekip beraberliği sağlamıştı. Ancak
Fenerbahçe daha sonrasında bulduğu iki golle şampiyonluğunu ilan etmişti.
Maç sonrasında
Fenerbahçe’nin şampiyonluğuyla beraber en çok tartışılan konulardan biri ise
şike soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerden Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay’ın yediği
hatalı goldü.
Ve de yıllardır Türk
futbolunu yönlendiren, ‘kaşın üstünde gözün var’ denemeyen kişi gözaltında.
Aziz Yıldırım
gözaltında.
Şike operasyonu
çerçevesinde evi aranan Aziz Yıldırım'a şok gözaltı. 12 şehirde 40'tan fazla
gözaltı var. Polis Fenerbahçe Kulübünde arama yapıyor.
Sivasspor Başkanı
Mecnun Otyakmaz ve Eskişehirspor Antrenörü Bülent Uygun gözaltına alınan
isimler arasında. Önümüzdeki günlerde operasyonun çok ciddi boyutlara ulaşması
ve gözaltıların 150'yi bulması bekleniyor...
Türkiye Futbol
Federasyonu ve Beşiktaş kulübünde de aramaların yapıldığı bildirildi.
Trabzonspor kulünüde yapılan arama sona erdi.
Gözaltına alınan diğer kulüp başkanları şöyle: Giresunspor
Başkanı Ömer Ülkü ve eski Diyarbakırspor külubü eski Başkanı Abdurrahman
Yakut...
Bu operasyonun
arkasından çok ilginç şeyler çıkabilir. Örneğin Okyanus ötesi bir…
Sonu ne mi oldu?
Sonu iyi olmadı. FB
bitti. Dahası birileri Aziz Yıldırım’ı bitererek FB’yi ele geçirdi. Amaç asla
futbolumuzu temizlemek değildi, FB7yi temizlemekti ve onu da çok iyi yaptı, dinden
ve yoksuldan geçinirken, ‘doların yeşilini, İslam’ın yeşiliyle harmanlayıp
yeşil sahalara inen futboldan da geçinmeye başlayanlar…
FB’nin en büyük engeli(İng. Handikap) kendisini
GS’ya endekslemesi oldu. Dahası, GS için korku(Latince. Fobi), FB için uğraşı(Latince.
Hobi) olan süreç. Eğer FB bunu tutku haline getirmese, yani GS’ya değil,
futbola endekslese kendini ve GS’yı yenmek veya ligde başarılı olmak için
futbol oyunu yerine, saha dışı oyunlara girmese belki bu durum çıkmayacaktı
ortaya. Ligde başarılı olduğu kadar Avrupa’da da başarılı olsa, yine bel ki FB
için kötü şeyler aklımıza getirmeyecektik. Çünkü nedense ligdeki başarı
Edirne’den öteye taşınamıyordu.
Bu ‘Temiz Kramponlar
Operasyonu’nun geriye doğru işletilmesi ve FB’nin üzerindeki karalama yükünün
azaltmasını isteyenler, özellikle GS’yı öne atıyorlar. Kim mi, başta sarhoş
Fatih Altaylı…
Galatasaray’ın
Ankaragücü’nü 8-0 yenmesi sonrası, Ankaragücü kalecisi Rade Zalad’ın maçı sattığını yazdı; fakat
aynı sezon şampiyonluğun en büyük adaya BJK’nin düşme hattında can çekişen
takıma 6 tane atmasını kimse yazmadı. Şunu da yazmadı; Galatasaray’ın ligde
düşme tehlikesi ortadan kalkmış ve çok rahat olan Ankaragücü’ne canavar gibi
saldırıp ilk anda yıldırmaya başlamasın ve atılan gollerin % 80’ni Rade Zalad
ile karşı karşıya kalınan sıfır noktasından atılmasını yazmadı. Ama bu şike
olayında bir Fatih Altaylı çıkıp, her zamanki bilgiçliğiyle ‘ Zalad’ın yediği 8
golün hesabının da sorulması gerektiğini söyleyebiliyor.
İnsaf be Fatih, her
zaman olduğu gibi ille de gündeme gelmek için yağ kokan varyasyonlara
giriyorsun. Sadece Zalad mı satın alındı? 8 gol atmak için en az defansın ve
orta sahanın 4-5 oyuncusunu satın almak
gerek. Her şeyin kokusu çıkan ülkemizde 1992-93 sezonunda oynanan bu maçtaki satın alınan oyuncuların
bir tanesi de mi sağda-solda konuşmadı, maçı sattıklarını?
Birileri sanki; bu
şike olayını ve ardında Deniz Feneri operasyonlarını, TBMM’indeki karmaşık
duruşları ötelemek içindi. Ya da, Recebim TİC’in temellerin MHP ile birlikte
atmanın projelerini rahat yaşama geçirmekti..Şike ve Deniz Feneri operasyonlar
neden seçim öncesi değil de, sonrası gündeme geldi, dersiniz?
Türk futbolunu
kimlerin bu hale getirdiğini anlamak için Hıncal Uluç’un 20 Temmuz 2011 günkü
yazısın okumanızı rica ederek, diziyi sonlandırıyorum:
Sporumuzdaki
"Garip" istifa
Gençlik ve Spor Genel
Müdürü Yunus Akgül istifa etmiş.. Efendim güya, yeni Spor Bakanına hareket
serbestliği tanımak için bir jestmiş bu..
Keşke öyle olsa..
Bunca yeni bakan var.. Hangisinin genel müdürleri böyle alel
acele istifa etti?.
Suat Kılıç'ı tanımam.. İlk defa ekranda gördüm bakan
olunca.. Genç ve insana güven veren bir tipi var. Dilerim öyledir..
Ondan da bir dileğim
var.. İlk..
İstifa eden
Yunus Akgül'e lütfen sorsun.. Geçen yıl Başbakanın talimatı ile basketbol
federasyonuna tahsis ettiği 28.5 milyon lira ne oldu?. Bunun hesabını, yazılı
ve görsel medyadaki uzun ve ısrarlı sorulara rağmen vermekten niçin kaçındı..
Birlikte Amerika
gezileri yaptığı Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel'e gözü kara
hamilik yaparken, Futbol Federasyonu Başkanına durup dururken neden saldırdı?.
Sayın Bakan,
Bu 28.5 milyon lira,
bu ülke insanının vergileridir. Sayın Başbakan, Dünya İkincisi olan Basketbol
Milli Takımına prim olarak bu parayı vaad etti. Para Akgül üzerinden Demirel'e
gitti ve kayboldu. Kime, ne zaman, ne verildiği bir türlü açıklanmadı.
Demirel hesap
vermekten kaçınca, paranın asıl sahibi Akgül'e sorduk.. Yanıtı "4982
sayılı Bilgi Edinme Kanunu gereği, sorun. 15 gün içinde cevap gelir" oldu.
Kamuoyu önünde televizyon ekranlarında ve gazetelerde en az yüz kez sorulmasını
görmezden gelerek. İşi yokuşa, hem de bu çağda bürokrasiye sürerek.. Şahin
Mengü, milletvekili olarak Meclis'e soru önergesi verdi. Gene yanıtlamadılar.
Seçimler araya geldi, soru kadük kaldı.
Sonunda biz yasal
hakkımızı da kullandık Sayın Bakan.. Kaçış yolları kapansın diye bunu da
yaptık. 30 Haziran 2011 tarihinde, resmi sitelerine yazarak bunu resmen sorduk.
4982 sayılı yasayı işlettik. Bugün 19 Temmuz. Yani yasal 15 günlük süre doldu,
ama hala "Çıt" yok..
Sayın Bakan..
Aniden istifa eden Genel Müdürünüz
Yunus Akgül, Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel'i himayesine almış
bir bürokrat.. Demirel, Aziz Yıldırım sayesinde o koltuğa oturan ve orada kalan
bir Federasyon Başkanı.. Aziz Yıldırım şike operasyonunun tutuklu sanığı..
Ve de ortada..
Hesabı bir türlü
verilmeyen 28.5 milyon lira var..
İlişkiler ilginizi çekmiyor mu?.
Şu 28.5 milyonun
dağıtımının belgeleriyle açıklanmasını emreder misiniz?.
Galatasaray’ın bu
başarısızlık öyküsü, gelecekteki başarılarına kapak ve kaynak olması dileğiyle.
Saygılarımla.
(Yazının devamı yok,
bitti çünkü. İnşallah başarısızlıkları da biter)
Tertemiz bir 2011-12
sezonu dileğiyle…İnanın TFF’nin duruşu beni bu konuda fazla umutlandırmıyor.










0 yorum: to “ ” so far...
Yorum Gönder
Create a link to this post (backlinks are followed!)